istatistik

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Büyükada




Cumartesi öğle vakti karar verdik Sedo'yla geç saate, tıkalı trafiğe, yandan çarksız ada vapurunun yavaşlığına aldırmadan çıktık yola... 15.30da adadaydık. 3 saat yettide arttı herşey için 18.15 kabataş vapuruyla geri döndük..




Dünyanın hiçbiyerinde bisiklete binerken ata çarpma, at sollama, karşılıklı geliş gidiş iki faytonun arasında at dişlerine teğet kalma, yokuşta tezek kokusundan bayılma, arkandan gelen atın kişnek kornasıyla yada hımkırmasıyla kendine gelip, yol vermek gibi olağan şeyleri yaşayarak bisiklet süreceğiniz bir parkur yoktur heralde..
Bol yokuşlu dil dışarda sürdüren ama yokuş aşağıda yeldir yeldir inilen.. yorulunca sağa çekip çamların altında dinlenilen, manzarası şahane, uysal bisiklete, yayaya alışık atları ve havası şahane bir yer var mı bildiğin :)




Ahanda ada dondurması.. Külahı nefis taze kocaman krokana batırılmış fındık-fıstık parçalı, falan filanlı bol renkli kornetten, nefis dondurma çeşitleri.. ben ahududuluyu tek geçerim.. kocaman parçacıklı!


Bu arkadaşlarla vapurda beraber geldik, dinledik beğendik, etnik kendilerine özgü güzel bir tazrları vardı!
Waffle katıkları rengarenk, şeker komasına girmek için birebir valla ;)

Alttaki iki resimde adanın kokuluları :)



Ama büyükada atsız tezeksiz olmaz :) tadı çıkmaz..

5 yorum:

Aybike Ceylan dedi ki...

Ne guzel bir gezi olmus Aysegul,
Yillar var ki ben de gitmedim adaya...

Sevgilerimi gonderiyor, guzel bir hafta diliyorum.

SOFRAM dedi ki...

Canım harika bir gezi olmuş, fotolar da çok güzel, gezmiş kadar olduk, çok teşekkürler paylaşımına, sevgilerimle...

Melek* dedi ki...

oh oh ne güzel gezmişiniz ... güzel kareler yakalamışsın gönlüne sağlık

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Ayşegül'cüm ada fotoğrafları çok güzel, biz de her yaz mutlaka gideriz.. Havası bir başka oluyor..

Ayse Pamuk dedi ki...

hiç gitmedim ama çok güzel bir yere benziyor hele o fındıklı dondurmalar:))