Cumartesi öğle vakti karar verdik Sedo'yla geç saate, tıkalı trafiğe, yandan çarksız ada vapurunun yavaşlığına aldırmadan çıktık yola... 15.30da adadaydık. 3 saat yettide arttı herşey için 18.15 kabataş vapuruyla geri döndük..
Dünyanın hiçbiyerinde bisiklete binerken ata çarpma, at sollama, karşılıklı geliş gidiş iki faytonun arasında at dişlerine teğet kalma, yokuşta tezek kokusundan bayılma, arkandan gelen atın kişnek kornasıyla yada hımkırmasıyla kendine gelip, yol vermek gibi olağan şeyleri yaşayarak bisiklet süreceğiniz bir parkur yoktur heralde..
Bol yokuşlu dil dışarda sürdüren ama yokuş aşağıda yeldir yeldir inilen.. yorulunca sağa çekip çamların altında dinlenilen, manzarası şahane, uysal bisiklete, yayaya alışık atları ve havası şahane bir yer var mı bildiğin :)
Ahanda ada dondurması.. Külahı nefis taze kocaman krokana batırılmış fındık-fıstık parçalı, falan filanlı bol renkli kornetten, nefis dondurma çeşitleri.. ben ahududuluyu tek geçerim.. kocaman parçacıklı!
Bu arkadaşlarla vapurda beraber geldik, dinledik beğendik, etnik kendilerine özgü güzel bir tazrları vardı!
Waffle katıkları rengarenk, şeker komasına girmek için birebir valla ;)
Alttaki iki resimde adanın kokuluları :)
Ama büyükada atsız tezeksiz olmaz :) tadı çıkmaz..
5 yorum:
Ne guzel bir gezi olmus Aysegul,
Yillar var ki ben de gitmedim adaya...
Sevgilerimi gonderiyor, guzel bir hafta diliyorum.
Canım harika bir gezi olmuş, fotolar da çok güzel, gezmiş kadar olduk, çok teşekkürler paylaşımına, sevgilerimle...
oh oh ne güzel gezmişiniz ... güzel kareler yakalamışsın gönlüne sağlık
Ayşegül'cüm ada fotoğrafları çok güzel, biz de her yaz mutlaka gideriz.. Havası bir başka oluyor..
hiç gitmedim ama çok güzel bir yere benziyor hele o fındıklı dondurmalar:))
Yorum Gönder